Röportajlar

Reiki hakkında biz sorduk Hocamız cevapladı.
18 Mayis 2009 

Hocamızla Reiki hakkında soru-cevap şeklinde bir söyleşi yaptık. Bu söyleşiyi sizlerle de paylaşmak istiyoruz.

  

Mustafa Gök: Hocam öncelikle Reiki nedir bunu bize açıklar mısınız? Çünkü bu konuda farklı farklı tanımlar var, bizi bu konuda aydınlatır mısınız?
 

  

İsmail Bülbül: Sevgili kardeşlerim, her ne kadar ülkemizde bir çok kardeşlerimizin Reiki’yi öcü gibi görmesi onun ismi dolayısı ile uzak durması Reiki’nin İlahi Nur olduğu gerçeğini değiştirmez. Japonca’da Rei İlahi, Kİ İMKB Nur’dur. Başka bir anlamı ise, Rei ilahi; Ki aydınlanma’dır. Bizim Kur’an ve Sünnet’e göre olan Tasavvufumuzda da Reiki’nin adı Nefes olarak anılır. Reiki, el verme (inisiye) ile bir üstat tarafından Öğrenciye uyumlanır. Öğrenci uyumlandıktan hemen sonra hem elle şifa yöntemine kavuşur, hem de Ruhani olarak ötelerin ötesine yelken açar. Reiki ilmi insana Ruhani açılımlar sağlarken, o insanın negatif yönlere meyletmesi de kaçınılmaz bir gerçektir. Çünkü, Reiki ilmi sadece bir inisiyeden ibarettir. İnisiye olunduktan sonra Öğrenciye Ledün bilgileri mutlaka verilmelidir.
 

  

Perihan Aydın: Hocam Ledün ilmi dediniz; önce bunu biraz açıklayabilir misiniz?
 

  

İsmail Bülbül: ilm-i Ledün veya Ledün-ni İlim Yaradan ile ilgili bilgi ve sırlara ait ilimdir. Gayb ve Marifet ilmidir. Cenab-ı Allah, Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyuruyor. “Orada, kendi indimizden bir rahmet (vahiy ve nübüvvet veya uzun ömür) Verdiğimiz ve ona ledünnî ilmi öğrettiğimiz kullarımızdan birini (Hızır’ı) buldular.”
 

  

İmam-ı Rabbânî’nin ifade ettikleri gibi, Hızır Aleyhisselam, güzel Ahlâk sahibi, cömert ve insanlara karşı çok şefkatliydi. Allah’ın izni ile keramet ehli olup, kimya ilmini bilirdi. Hak teâlânın bildirmesiyle ledünnî ilim verilmişti. Ledün ilmine ulaşabilmek için, insanın egosunu terk etmesi, nefsinin ağzını bağlaması, aklın ve mantığın da üzerine Basıp geçmesi gerekir.Buna Vakıf olabilmek, masivayı terk etmekle Fena ve Beka makamlarına ermekle olur.
İlham, ilm-i ledünnün en önemli kaynağıdır ve hususî mânâsıyla olmasa da, ilm-i ilâhînin tecellileriyle alakalı en geniş bir alanı işgal eder.
 

  

Birgül Tanrıverdi: Peki hocam, yüzlerce, binlerce Reiki Master var. Öyleyse onların öğrenci eğitmesi nasıl mümkün oluyor?
 

  

İsmail Bülbül: Aslında pek de mümkün olmadıgını hep beraber müşahede etmekteyiz. Şeytani vesveselerin bulaşması ile, günümüzde bir çok kanal olduklarını, mesaj aldıklarını iddia edenler vardır. Eğer gerçekten de bu sözde Hocalar Öğrenci eğitebilselerdi bu kardeşlerimizi bu duruma sokmazlardı. Zaten kendilerini hoca diye tanıtıp inisiye yapmaya çalışanlar gerçek anlamda inisiyeyi dahi bilmemektedirler. Bunu şurdan anlıyor ve biliyorum. Ülkemizde bulunan bir çok kardeşlerim dengesiz olduklarından şikayet ediyorlar. Belli ki bu kardeşlerimiz Çift Taraflı değil de tek taraflı inisiye edilmişlerdir. Böyle bir aldatılma alanına itilen kardeşlerimizin ne kendi iç dünyalarında bir gelişme sağlamaları mümkündür ne de doğru dürüst bir şifacı olmaları. Aksine şeytani vesveselerin bulaşmış olması ile nefsin ve egonun isteklerine boyun eğerek benlik sevdasına kapılması ve ben yapıyorum ben ediyorum gibi deyimlerle Şeytanın Ortağı ve arkadaşı olmaları kaçınılmaz bir gerçektir. Ilahi Nur’un inisiyesi asla ve asla küçümsenmemeli, 5 dakikada, 10 dakikada insanlara inisiye veriyoruz, inisiye aldın sen yalanına sapılmamalıdır. İnisiye çok ciddi bir işlemdir. Ki, inisiye yapılan kiside Ruhani bazı açılımlar gerçekleşir.Bu açılımların ne olduğunu bilmeyen kendisi dahi doğru dürüst inisiye olmamış sözde Hocalar bu durumu ne öğrencilerine ne de kendilerine açıklayabilirler. Işte bunun için gerçek üstatlar tarafından Reiki inisiyesi yapılmalıdır.
 

  

Burcu Kaya: Hocam, Ruhani Açılım diyorsunuz. Kanal aldıklarını söyleyen, diğer varlıklarla iletişim kurduklarını, astral yaptıklarını, vizyon gördüklerini söyleyen kişiler var. Bunlar Ruhani Açılım değil midir?
 

  

İsmail Bülbül: Ruhani Açılım iki çeşit olur. birisi şeytanidir, diğeri ise gerçek olan İlahidir. Şeytani olan açılımlar insana benlik güttürür, ego savaşı yaptırır. Ilahi açılımlar ise Yaradan’la kul arasındadır. Asla ve asla söylenmez, söylenemez. Ki, şu cismani varlığa ait olan dille, o açılımı anlatmak mümkün değildir. Dolayısıyla, “Vizyon gördüm”, “astral yaptım”, “yeni kanal aldım” diye açıklayan insanların da ne tür açılımlar Ruhani yaşadıklarını buradan anlayabilirsiniz.
 

  

Aysel Yılmaz: Hocam, elle şifa Yönteminin diğer mistik ilimlerde de olduğunu söylemiştiniz. Tasavvufta bu da var mıdır?
 

  

İsmail Bülbül: Evet, diğer mistik ilimlerde de ve bizim Tasavvufumuzda da vardır. Ancak diğer mistik ilimlerde ve Tasavvufta da şifa yöntemine kavuşmak için 7 ana enerji noktasının açılması gerekiri. Bu 7 ana enerji noktasının açılması için de macera kanallarının açılması gereklidir. Bunun açılması için de yıllarca ruhsal çalışmalar yapılır. Bunu da bir çok kişi zaten sonuna kadar götüremez. Işte Reiki, İlahi Nur bize bu kolaylığı tanımaktadır. Reiki ile Aura inisiyesi kanalları açılmakta, bedende bulunan 7 ana enerji noktası (çakralar) hemen açılmakta, dolayısıyla İlahi Nur ile temas sağlanmaktadır. Reiki, İlahi Nur’un amacı da zaten budur. Reiki’nin öğretisi sadece ve sadece inisiyedir. Başka bir öğretisi yoktur, çünkü öğrenci Ruhani açılımlarla bunu kendi içinde yaşar. Işte burada şu çok önemlidir: Ruhani açılımlar yaşayan Öğrenciye bu yolda kılavuzluk edecek birine ihtiyaç vardır.İşte bu da Ledün ilmine vakıf olan bir hoca tarafından gerçekleştirilmelidir.
 

  

Emine Kaygusuz: Reiki’yle nasıl tanıştınız?
 

  

İsmail Bülbül: Reiki’ye ilk başladığımda çok tereddüt etmiştim. Aslında benim Reiki’yle olan tanışmam 1994’te oldu. İnisiye olana kadar Reik’yi tamamen araştırdım. Ve dualarımda da Rabbim, bu yolu bana kolaylaştır diye dua ediyordum. İnanın Reiki’nin ismini ilk duyduğumda ben Karate, Tekvando, Judo gibi bir dövüş sporu olduğunu zannediyordum. Gerçi bu dövüş sporlarının da bir Ruhani yönü vardır ama Reiki’nin bunlardan bambaşka bir şey olduğunu, okuyarak ve Avrupa’da bulunan çeşitli büyük üstatlara sorarak öğrendim.
Önceleri Tasavvuf hakkında bir çok araştırma yapmıştım.Reiki ‘yi de 2 yıl kadar araştırdıktan sonra bizim Tasavvufumuzdan özde çok da farklı olmadıgını anladım ve işte bundan sonra Reiki İnisiyesi olmaya karar verdim. Şükürler olsun ki, hasbel kader Almanya’da bulunmam, burada Reiki’nin çok önemli bulunmas> ve ciddi bir şekilde ele alınması, büyük Reiki üstatlarıyla tanışma fırsatı bulmamı sağladı.
 

  

Perihan Aydın: Hocam, Reiki Türkiye’de hala yeni sayılabilir. Ve Biz Şimdiye kadar Reiki hakkında genelde internetten bilgi ediniyorduk, ve birbirine benzeyen şeyler okuyorduk. Fakat sizinle birlikte ilk defa bu kadar orijinal ifadelerle karşılaştık. Sizin Reiki’ye olan bu farklı bakış açınızın Kaynağını merak ediyoruz. Biraz açıklayabilir misiniz?
 

  

İsmail Bülbül: Sevgili kardeşlerim, bizim öğretilerimiz Tasavvufi Reiki’dir. Yani Tasavvuf ve Reiki’yi birlikte öğretmeye gayret ediyoruz. Yukarda da Bahsettiğim gibi Reiki ilmi sadece ve sadece inisiyeden ibarettir. İnisiye olan öğrencide İlahi açılımlar olur. Bu açılımlarda ise şeytani kapıyı değil de doğru kapıyı bulmak yani İlahi kapıyı bulmak çok önemlidir.
Orijinal boyut gelen bu ifadeler belki de benim Reiki’yi Tasavvufla sentezleyerek uygulamamdan dolayıdır. Ayrıca, gördüğüm kadariyla insanlar genelde Reiki’nin şifa yönü üzerinde duruyorlar; fakat bununla birlikte Reiki’nin mistik yönü de çok önemlidir.
 

  

Birgül Tanrıverdi: Peki hocam, Türkiye’deki çoğu Reiki Masterlar uzaktan inisiye olmayacağını söylüyorlar. Bu konuda düşüncelerinizi alabilir miyiz?
 

  

İsmail Bülbül: Ülkemizde maalesef Reiki hakkında çok kulaktan duyma bilgiler vardır. Reiki ile nasıl ki uzaktan şifa verilebiliniyorsa, pek tabi uzaktan inisiye etme yöntemini de bildikten sonra uzaktan inisiye yapılabilir. Hem de Usui Reiki ekolüne ait olan 1’den 17’ye kadar tüm Aşamalar uzaktan inisiye ile alınabilir. Başta da Söylediğim gibi, olmaz, olunmaz diyenlerin hiçbir dayanagi yoktur. Ve sadece kulaktan dolma bilgilerdir.
 

  

Burcu Kaya: Hocam sizi inisiye için ücret almanız konusunda çok eleştirenler oldu. Bu konuda bir şeyler söylemek ister misiniz?
 

  

İsmail Bülbül: Evet maalesef Türkiye’ye ilk yöneldiğimde ben de oldukça şaşırdım bu duruma. Çünkü dünyanın her yerinde Reiki Ücret Karşılığı verilir. Sizlerinde mutlaka YAKINDAN bildiginiz gibi dünyanin bir çok yerinde “Reiki Merkezi” ya da “Reiki Klinik” bulunuyor. Su anda Reiki uygulanan hastanelerin sayısı da azımsanmayacak kadar fazla durumda. Reiki çok yakın bir Gelecekte tüm dünyada tanınacaktır. Bu çalışmalar yıllardır devam ediyor. Kaldı ki bizim aldığımız ücret sadece inisiye Karşılığı olmayıp, öğrenciyle yıllarca sürecek olan Eğitimin de karşılığıdır. Bunun ülkemizde karşılanması şaşılacak şeydir abes. Ilahi Nur Ücret Karşılığı verilmez yargısına cevabı bu ekolün kurucusu olan Doktor Usui vasiyetinde şöyle veriyor: “Reiki’nin mutlaka Karşılığı alınmalıdır. Çünkü Karşılıksız olan hiçbir şeyin kıymeti olmaz.”
Üstadın bu sözünü dahi göz ardı ederek ben de 2004 yılından 2007’in sonuna kadar dünyanın dört bir tarafına internet üzerinden yaptığım uzak inisiyelerden hiçbir karşılık almadım. Evet belki böylece binlerce öğrencim oldu, binlerce kişiyi inisiye yaptım. Ama maalesef kıymeti bilinmedi. Pek çoğu inisiyeyi aldı ve geri dönmediler; eğitimlerine devam etmediler. Ve bunun için Doktor Usui’nin vasiyetini de düşünerek bu eğitimi Ücret Karşılığı vermeye karar verdim.
İsmail Bülbül: Ben de sizlere teşekkür ederim

Birgül Tanrıverdi: Hocam kıymetli zamanınızı bize ayırdığınız için size çok teşekkür ederiz, gerçekten çok değerli bilgiler verdiniz.

 

Parazit ENERJİLER, reiki ŞİFACILIĞI ve bir REIKI MASTERI YALAN SÖYLEYEBİLİR Mİ …?

Konuları hakkında Usui Reiki üstadı İsmail Bülbül ile Yaptığımız söyleşi …

 

LN: Hocam parazit enerjiler diye bir şeylerden bahsediliyor. Hatta kendimizde parazit enerjiler olup olmadığına dair bazı testler sunuluyor. Örneğin, geçmişte bizi üzen bir şeyi hatırladığımızda bedenimizin bazı bölgelerinde sıkışmalar, sıkıntılar hissettiğimizde, yada bu sıkıntıyı birkaç saat hatta 24 saat sonra bile hissettiğimizde bizde bu parazit enerjilerin varlığını kanıtlıyormuş. Bu konuda ne düşünüyorsunuz, o zaman çoğumuzda parazit enerji mi var? Bundan kurtulmak için bir koruma Enerjisine mi ihtiyacımız var?

 

İ.B: geçmişinde acı veren olaylar yaşamamış insan yoktur. Kim olursa olsun muhakkak bu acı dolu anları hatırladığında, hele ki bu ana Konsantre olduğunda muhakkak tekrar sıkıntıyı hissedecek, bu da Bedenin bazı bölgelerine kasılma, sıkışma olarak aksedecektir. Bu anlamda her insanda parazit enerjiler var demek mi oluyor? Hem parazit enerji denilen şey nedir ki?
Eğer bu sadece enerji uyumlanan kişilere yapılıyorsa, bir insan doğru uyumlama almışsa o insanda parazit enerjilerin olması mümkün değildir. Yok eğer bununla hiç enerjilerle Hasir Nesir olmamış insanlar kastediliyorsa bu da yanlıştır. Çünkü, önceden macera kanalları temizlenmemiş yani çakraları açılmamış kişilere başka herhangi bir enerji sisteminin parazit yapması da mümkün olmaz.
Bu şekilde testler sunulması, şöyle şöyle YAPARSANIZ kendinizde parazit enerji olup olmadıgını anlarsınız denilmesi sadece bir telkindir. Telkin doğru yapıldığında insanlara hizmet edilmiş, yanlış yapıldığında ise insanlara zulmedilmiş olur. Telkin çok etkili bir mekanizmadır. Beyne verilen bu gibi telkinler insanlara zarar vermektedir. Bu durum aynen, sana cin musallat olmuş diyerek telkin yoluyla kişiyi önce korkutup panikleten, daha sonra da bu cini Güya o kisiden çıkarıp kişiyi rahatlatan hikayelere benziyor

Doğru veya yanlış telkinler beyne verilen komutlardır. Beyin bunu algılar immunsysteme yollar, o da diğer organlara ışınlar. Bu ise saniyenin onda biri kadar bir zaman ölçüsünde oluşur. Bu şekilde kişiye yapılan yanlış bir telkin o insana muhakkak zarar verecektir. Böylesi şeylerden kaçınılması, insan hayatının çok değerli olduğunun bilincinde olunarak hareket edilmesi gerekir.

 

LN: Reiki şifacılarını cincilere benzeten, Reiki şifacılarını eleştiren insanlar da yok değil. Reiki ile Şifa terapileri yapan birisi olarak siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

 

İ.B: Ya Ya da kulaktan dolma bilgilerle bazı avutuluyorlar olduğunu bilmiyorlar ne Reiki’nin Bu eleştiriyi getiren kişi yada kişiler. Reiki zaten başlı başına bir şifa yöntemidir. Kaldı ki günümüzde, dünyada 150’yi geçkin hastanelerde Reiki şifacıları insanlara şifa dağıtmaktadır. Reiki’nin iki yönü vardır. Birincisi mistik yönü, diğeri ise Şifa yönüdür. Mistik yönü ile, kişiyi geliştirip, farkındalığını arttırırken, şifa yönü ile de hem kendine hem de başkalarına şifa verme yeteneğini Bahseder. Dünyanın bir çok ülkesinde de Reiki Klinikleri bulunmaktadır. Buralarda da Şifa vermeden başka bir işlem yapılmamaktadır. Reiki modern tıbbın yerini tutmaz. Reiki tamamlayıcı, alternatif bir tıp yöntemidir. Cincilikle Reiki şifacılığının uzaktan yakından alakasi yoktur. Birisi telkin yolu ile insanlara zulmederken, diğeri sevgi yolu ile insanlara huzur vermektedir. Durum bu kadar açık ve nettir.

 

LN: Hocam bir Reiki masterı yalan söyleyebilir mi? Internette insanları kandıran, kendini hiçbir şekilde göstermeyip, sadece telefon ile görüşen ve Diğer Reiki masterların ve sizin de yazılarınızı kullanarak kendisini sunan bir Reiki master var. Hatta şu yazıda “binlerce kişiye ulaştık” ifadelerini kullanmaktan da hiç çekinmiyor.

“Reiki’yi evinize getirdik. Dünya’nın neresinde OLURSANIZ olun farketmez. Eğitimi bu kendi evinizde rahat bir sekilde alacaksınız. Hic bir zaman ulasilmaz olmadık, olmayacagizda. Sükürler olsun ki bu yolla binlerce Öğrenciye kavustuk. AMACIMIZ ulasilmaz yerlere ulaşmak, Dünya’nın en Ücra köselerine kadar REİKİ’yi yaymaktir …

 

Uzak inisiye olmaz diye kulaktan duyma bilgilere sakın ola Itibar etmeyin. Nasil uzaga Reiki verilebiliyorsa uzaktan uyumlama da pekala olur, hatta çok daha etkin olur. Çünkü, daha cok kisi evinde rahat ettiginden Reiki’ye çok daha yoğun konsantre olmaktadir … “

Bu yazıların gerçekte kime ait olduğunu bilmeyen insanlarda buna kanarak, kendilerini kim olduğu belli olmayan bu insana inisiye yaptırıyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

 

İ.B: Reiki bir sevgi yoludur. Sevgi ile yalan aynı yerde barınamaz. Sizin de söylediğiniz gibi, bu yazı bana aittir. Ben daha Türkiye’ye gelmeden önce Almanya’dan siz kardeşlerime ulaşmak için, Almanca klavye ile Yazdığım bir yazıdır. Konu yazımın paylaşılıp paylaşılmaması değildir. Her isteyen link yada isim vererek elbette yazılarımızı paylaşabilir. Bu yazıda bizim takıldığımız sadece bir cümle vardır: “Bu yolla binlerce Öğrenciye kavustuk” Bu cümle ile insanlar kandırılmaktadır. Bundan fazla bir şey söylemek istemiyorum. Umulur ki bu kardeşimiz kendine gelsin. Bu benden çok, Reiki camiasına yapılan bir haksızlıktır. Reiki öğrenmek isteyen kişiler bu siteye girdiklerinde hemen baş sayfada bu yazıyı okuyarak, yüzünü dahi görmedikleri bu insana güvenmektedirler.

 

L.N: Çok teşekkürler hocam.

İ.B: Rica ederim.

 

Usui Reiki üstadı Büyükusta Öğretmen İsmail Bülbül ile Usui Reiki YAKIN-UZAK inisiyeler nasıl yapılır içerikli söyleşi …

 

LN: Hocam tabi ki de tam içeriğini anlatmanızı beklemiyoruz ama, doğru inisiye alıp almadığımızı test edebilmemiz açısından, inisiye nasıl yapılmalıdır, Mümkünse bunu bizimle paylaşabilir misiniz?

İsmail Bülbül: Memnuniyetle HEM Reiki Master olan kardeşlerimizin yararlanması, hem de Reiki inisiye olan kardeşlerimizin anlaması açısından sembol ismi vermeden inisiye işlemlerini ayrıntılı olarak sizlerle paylaşmak istiyorum …

Öğrenci rahat bir sandalyeye, ayaklari paralel, terliksiz, yere basar şekilde, elleri yukarı Bakacak şekilde açık, diz üstünde, bel, omuz ve boynu dik bir şekilde oturtulur. (Enerjinin doğru akması için gereklidir) Öğrenci adını, soyadını, doğum tarihini söyleyerek, inisiye yapacak hocanın ismini de söyleyerek onun kendisini Usui Reiki 1/2/3a/ya da 3b uyulmamasına müsaade ettiğini söyler. (bunu 3 defa tekrarlar). Bu arada öğretmen, Öğrencinin 2 metre arkasında ellerini yukarı kaldırıp, Öğretmenlik enerjisini ister. Öğretmenlik enerjisi tüm vücudunu kaplar. O tüm vücudunu kaplayan enerjiyi öğretmen göbek altı çakrasına toplar ve sol elini göbek altı çakrasına koyar. Sağ eli havadayken gerekli sembolü çizip öğrencisini ve kendisini içine alacak şekilde bir çember çizerek (Sembol el ile çiziliyor, çember imgeleyerek yapılıyor) içini beyaz ve mavi nur ile doldurur. Bu işlem, öğrenci ve Öğretmenin inisiye anında huzur bulması açısından önemlidir.

Daha sonra öğretmen, öğrencisine yaklaşarak, onun ismini söyleyerek ben geliyorum der. (Içinden söyler, sesli değil) arkasından, Basının önüne, Basının soluna ve Basının sağına gerekli sembolü çizer. Arkasından sadece 3 kere mantrayı söyler. Ve tepe çakrasından üfler. Öğretmenin bu arada sol eli hala göbek altı çakrasındadır. Öğrencinin sağ tarafına geçer bosta olan sağ eli ile gerekli sembolü çizer ve 3 kere mantrasını söyleyerek sağ elini Öğrencinin tepe çakrasına, sol elini ise Öğrencinin Basının (Model) arkasına koyar. Bu andan itibaren Öğrencinin macera kanalı temizliğine başlanır. Eller bu pozisyonda iken (imgeleyerek) gerekli sembol çizilir, 3 kere mantrası söylenir. Arkasından yine gerekli sembol çizilir ve 3 kere mantrası söylenir ve daha sonra 4 nefes işlemi başlar. (Nefes burundan karina alınır ve ağızdan dışarıya üflenir.) 1. Nefes, 2 normal. Nefes normalden biraz daha güçlü, 3. Nefes de ise Öğrencinin Aura kanallarına girilir. 4. nefeste tazyikle enerji, tepe çakradan, göbek altı çakraya gönderilir. Bu işlem de aşağı yukarı, aşağı yukarı 2 veya 3 kere tekrarlanır. (Imgeleyerek). Bu bembeyaz nurdur. Bu nur ile Öğrencinin Aura kanalları temizlenir. Tepe (TAC) çakradan omuzlara, ellere, avuç içi ve parmak ucu çakralara, buralardan yine tepe çakraya, tepe çakradan da göbek altı çakraya indirilir ve bu bembeyaz nur ile Öğrencinin macera kanalları tertemiz olur. (Eğer Öğrencinin macera kanallarının herhangi bir yerinde bir tıkanıklık var ise bunu öğretmen sezgisel olarak anlar. Gerekirse defalarca öğretmen bu tıkanıklığı açmak için uğraşmalıdır. Ta ki sezgisel olarak açıldığını anlasın, bilsin.)
Daha sonra öğretmen Öğrenciden teması kesmeden, sol eli ile Öğrencinin sol el parmak uçlarıyla Öğrencinin sağ omzundan başlayarak Öğrencinin ayağına kadar sürükleyerek aşağıya iner. Öğrencinin ve sağ ve sol ayaklarının bileklerinden elleri ile tutar. Ellerini ayaklarının üzerine koyar. Burada da aynı işlem devam etmektedir. Önce gerekli sembolü çizer (imgeleyerek) 3 defa mantrasını söyler, sonra yine gereken sembolü çizer 3 kere mantrasını söyler, (bu işlemler hep imgeleyerek yapılır.) Ve daha sonra 4 nefes yine işlemi başlar. Bu işlem de aşağı yukarı, aşağı yukarı 2 veya 3 kere tekrarlanır. (Imgeleyerek)

Sonra Öğrenciden temas kesilmeden ayağa kalkılır (ayağa kalkarken, sağ elinin parmak uçları ile Öğrencinin ayaklarından dizlerinden itibaren dokunularak) Eğer öğrenci Reiki 1’e inisiye oluyorsa, elleri birleştirilir. Eğer Reiki 2, 3a 3b uyumlaması ise, Öğrencinin öğretmen sağ elini sol avucunun içine alır. O aşamaya ait Sembolleri çizerek, 3 defa da mantralarını söyleyerek, Öğrencinin avucunun içine tıklar ve tüm bedenine yollar.

Daha sonra eller birleştirilir, gerekli sembol çizilir ve parmak uçlarına üflenir bu sembol Öğrencinin tüm bedenini kaplar. Sonra Öğrencinin Birleşen iki baş parmağını öğretmen sol avucunun içine alır, (Öğretmenin baş parmağına Öğrencinin baş parmak uçları temas eder şekilde alır.) Öğretmen, sağ eline de, Öğrencinin Birleşmiş olan 4 parmağını alır Sağ. Daha sonra yine Önce gereken sembolü çizer (imgeleyerek) 3 mantrasını söyler, sonra yine gereken sembolü çizer 3 kere mantrasını söyler, (bu işlemler hep imgeleyerek yapılır.) Ve yine 4 nefes işlemi başlar. 4. nefeste tazyikle imgeleyerek Öğrencinin vücudunun sağ kısmına üflenerek yollanır. Öğretmen sağ elini Ustten kıvırarak (Öğretmenin bu sırada sol eli hala Öğrencinin baş parmaklarını tutmaktadır.) Öğrencinin sol 4 parmağını avucunun içine alır. Ve yine aynı işlem tekrarlanır. Böylece inisiyede fiziksel, duygusal ve ruhsal denge sağlanmış olur.

Daha sonra Öğrencinin elleri alın çakraya (birleşik iken baş parmakları alın çakraya değecek şekilde) götürülür. Bu arada Dirsekler yanlara iyice açılır ve öğrenci Reiki 1 ‘e inisiye ediliyorsa sadece gereken sembol çizilir Öğrencinin kalp çakrasına yollanır, öğretmen kendi kalp çakrasındaki aynı sembolü ımgeleyerek çıkararak, Öğrencinin sembolü ile birleştirir. Bu ayný zamanda Öğretmenin öğrenci ile gümüş bir bağıdır. (Yani Öğrencinin öğretmene gümüş rengi bir bağ ile Bağlanması böylelikle gerçekleşir) Öğrenci Reiki 2’ye inisiye ediliyorsa, gerekli semboller çizilir 3 er mantra söylenir, yine Öğretmenin kendi Sembolleri ile birleştirilir.

Eğer Öğrenci 3a’ya inisiye ediliryor ise, diğer semboller ve 1 de yine gerekli sembol çizilir, 3b’ye inisiye ediliyorsa diğer semboller ile birlikte çift gerekli sembol çizilir ve öğretmeninki ile birleştirilir.
Daha sonra Öğrencinin elleri dizlerinin üzerine koydurulur. Artık avuç içleri yukarı doğru açık değil de dizlerinin üstünde kapalıdır. Öğretmen Öğrencinin tepe çakrasına 3 kere üfler. Daha sonra da kalp çakrasına 3 kere üfler. Ve daha sonra tepe çakradan kalp çakraya, kalp çakradan tepe çakraya ve yine tepe çakradan kalp çakraya üfler. (Bunun anlamı tepe çakradan gelen İlahi bilgilerin sadece bilinç düzeyinde kalmaması ve kalbine inmesidir.)

Ve sonra Öğretmen Öğrencinin önünden 2 metre kadar geriye ayrılır ve yine 2 elini, yine sol elini göbek altı çakrasına koyar teşekkür eder kaldırarak havaya. Bulunduğu yerden öğrencisinin boyunca gerekli sembolü çizer, sol elini de göbek altı çakrasından kaldırıp sağ elinin hizasına getirir ve çizdiği sembolü 3 defa mantarsını söyleyerek iki eliyle iterek sembolü Öğrenciye gönderir. Ve o sembol öğrenciyi içine alır. Daha sonra ellerini çırpar ve 3 defa avucunun içinden üfler. İnisiye işlemi bitmiştir. Öğrenciye dokunarak onu tebrik edip hayırlı OLMASINI diler.

 

Tüm dünya Usui Reiki otoritelerinin uyguladığı, geçerli olan inisiye şekli budur.

 

LN: Hocam ama beni uyumlayan ana ayaklarıma inmemişti, ayak bileklerimi falan da tutmadı, bunu çok net hatırlıyorum. Taç çakramdan üflediğini biliyorum, ama sizin anlattığınız şekilde, elini Taç çakrama ve başımın arkasına da koymamıştı. Birkaç kez etrafımda döndüğünü hissettim ama yine sizin tarif ettiğiniz şekilde ellerimi birleştirip, tutmadı.
O halde ben inisiye olmadım mı? Yada eksik inisiye mi oldum?

İsmail Bülbül: Daha önce de Söylediğim gibi, ülkemizde zincirleme bir hatadır gidiyor. Biraz önce Bahsettiğim gibi, anlatılan bu inisiye şekli, tüm dünya Usui Reiki otoriteleri tarafından uygulanan ve öğretilen şekildir.

Bunlardan en önemlisi, ayak bileklerine inilmesi ve ayak bileklerinin tutulması, gerekli sembollerin imgeleyerek çizilip, 3’er defa mantralarının söylenmesi ve yine nefes işlemi ile yerden Pozitif enerji alınarak, ayakların altından kök çakraya yollanması ve kök çakradan da göbek altı çarka ile birleştirilmesidir.
Bu şekilde yapılmazsa KÖK Cakra açılmaz. Kök Cakra ise bizi dünyaya bağlayan, tüm dünyevi iş, aşk, para, başarı gibi kavramlarla ilişkimizi ifade eden çakradır.

 

L.N: Hocam yakın uyumlamayı anlattınız. Peki uzak uyumlama nasıl oluyor?

İsmail Bülbül: Uzak uyumlama da yakın uyulmamanın aynısıdır. Uzak uyumlamada da kişi yine aynı tarif edildiği şekilde sandalyesine oturur. Hocası onu randevulaştıkları tarih ve saatte uyumlar. Yalnız uzak uyumlama, tam bir Meditasyon halinde yapılır.

Uzak uyumlamada hocanın öğrencisini, Öğrencinin de hocasını görmesi şarttır. Hayali birine asla uyumlama yapılamaz. Mümkünse eğer internet üzerinden görüntülü olarak yapılanı daha makbuldür. Bu mümkün olamıyorsa, hocanın bir resmi öğrencisinde, Öğrencinin de bir resmi hocada bulunmas gerekir. Hoca tam bir Meditasyon halinde manevi olarak öğrencisinin yanına gider, yukarıdaki yakın inisiyede olduğu gibi aynı işlemleri manevi olarak öğrencisine uygular.

 

LN: Hocam açıklamalarınız için çok teşekkür ederiz.

İsmail Bülbül: Rica ederim

 

Usui Reiki Grandmaster / Öğretmen İsmail Bülbül ile Reiki ve Diğer enerjiler hakkında yapılan söyleşi …

 

Gürsel Aktan: Hocam Usui Reiki dışındaki enerji sistemlerini benimsemediğinizi görüyoruz. Bunun Nedenini açıklayabilir misiniz?

 

İsmail Bülbül: Öncelikle şu bilinmelidir ki, Reiki, Doktor Usui’nin ortaya çıkardığı bir sistem değil, “yeniden keşfettiği” bir enerji sistemidir ve tarihi de ilk insana dayanır. Insanlığın var olmasından bu yana Reiki sistemi vardı fakat adı başka kelimelerle anılmaktaydı. Diğer enerji sistemlerinin ortaya çıkışı ise Reiki’nin Usui

Amerika ve Avrupa’ya gelmesinden Sonrasına denk gelmektedir.
Diğer enerji sistemlerini bulanlar Amerika ve Avrupalı Masterlardır. Batı dünyasının Mistizme olan açlığı ve kültür olarak Doğu ve Uzak Doğu kültürlerine oranla Mistizmde olgunlaşmamış olmaları bu enerji sistemlerini ortaya çıkarmalarındaki en büyük etkendir. Bunu şu nedenle söylüyorum. Mistizm yolunda olan insanlara meditasyonlarında, vizyonlarında çeşitli semboller gösterilir, kişiler çeşitli enerji sistemlerine vizyon halinde uyumlanabilirler. Kişi Reiki 1’de de olsa vizyonlar halinde semboller görebilir, bir tür şeylere inisiye olabilir. Bunlar olağandışı şeyler değildir. Kişinin vizyon halinde bir enerji sistemine uyumlanması o enerji sisteminin gerçek olduğu, insanlığa sunulması gerektiği anlamına gelmez. Bunlar mistik yolda, Gerçeği Arayış yolunda kişiye yaşatılan imtihanlardır. Mistik kültürde olgunlaşan kişi deneyimlerinden şüphe duymayı bilir. Bir şey yaşadığında onun Pozitif mi negatif mi olduğunu, bir başka deyişle Rahmani mi Şeytani mi olduğunu sorgular, sorgulaması da gerekir. Çünkü Ruhani gelişim yolunda bir çok negatif varlık / enerji bizi yolumuzdan saptırmak için Pozitif kılıklarda bize gelebilir.
Sorgulamayan, egosuna yenik düşen kişi gördüğü bu vizyonun coşkusuyla uyumlandığı bu enerjiyi yada sembolü gerçek zannedip “ben bir enerji sistemine inisiye oldum ve bunu diğer insanlara da sunabilirim” diyerek yeni bir enerji sistemini ortaya çıkarabilir. Hal böyle olunca da her geçen gün bu enerji sistemlerine bir yenisi daha eklenir. Doktor Usui’nin Kurama dağına çıkıp orada 21 gün oruç tutması sonucu Reiki’nin Bir ışık topu şeklinde kendisine hediye edilmesi efsanesi işte bu yüzden Reiki’ye çok zarar vermiştir. Mademki Doktor Usui’ye bu şekilde gelmiş diye düşünerek, dağlarda Meditasyon yaparken yaşadıkları vizyonlara kanan Masterlar maalesef her geçen gün piyasaya yeni bir Reiki sunmaya devam etmektedirler.

 

Gürsel Aktan: Geçen yýllarda ülkemizde Çekim Yasası isimli bir kitap çıktı. Şimdi de “Çekim Yasası Reikisi” diye bir Reiki var. Yine son yýllarda zihin geliştirme Programlarının bir kavramı olan bolluk, bereket çalışmalarına bir de Bolluk Bereket Reikisi eklendi. Insanın aklına ticari kaygılardan beslenen amaçlar doğrultusunda bir çeşitlenme yaşanıyor gibi geliyor.

 

İsmail Bülbül: Ülkemizde henüz bu isimler 10’u belki ama yabancı kaynaklara baktığımızda 200’ü geçkin Reiki sistemi ismi var. (İsa Reikisi, Cadı Reikisi, Yaprak Reiki, bulmadı Peri Reikisi gibi isimlerle …) Zaten yeni enerjilerin bu kadar fazla olması ve onu geçen gün artması üzerinde düşünmek bile bu enerji sistemlerinin doğruluğu hakkındaki şüphelerimizi çoğaltmaya yeter.

 

Gürsel Aktan: Diğer enerjileri kabul etmemenizin teknik olarak bir nedeni var mı?

 

İsmail Bülbül: Kişinin macera ve Cakra sistemini tam anlamıyla bilmesi de diğer enerji sistemlerine inanmaması için yeterlidir. Çünkü Usui Reiki’de kişinin tüm çakraları açılır, macera kanalları temizlenir ve kişi hem yukarıdan gelen, hem de yerden gelen enerji kanalına bağlanır. Böylelikle de hem manevi hem de dünyevi anlamda dengesi sağlanmış olur ve her iki yönde de gelişimi başlar. Fakat denge halindeki çakralara ve macera kanallarına Farklı bir şekilde işleyen, başka bir enerjinin inisiye edilmesi kişinin Usui Reiki ile sağlanmış olan dengesini tamamen bozar. Bu konuda örnek olarak Kundalini Reiki’ye bakabiliriz. Kundalini Reiki’nin inisiye işleminde enerjinin kök çakradan tepe çakraya yollanması vardır. Enerjinin sadece kök çakradan yukarı yollanması yani tek yönlü olması kişinin dengesini bozar.
Usui Reiki inisiyesi, kişinin önceden Kirli yada tıkalı olan macera kanalının açılması ve otomatikman da tüm çakralarının açılması işlemidir. Aura kanalları açılınca kişinin çakralarından önceden Sızıntı halinde akan enerji artık daha bol ve berrak şekilde akmaya başlar. Böylelikle kişi hem tepe çakradan hem de kök çakradan Akan İlahi enerjiğiyle sürekli olarak birlikte olmuş olur. Açılmış olan macera kanallarına bir başka enerjiyi inisiye etmek hem kanalları kirletir hem de çakraların dengesini bozar. Bu da kişinin fiziksel, zihinsel ve ruhsal dengesini negatif yönde etkiler. Bu da gelişimini durdurur. Böyle olunca da kiside daha önce olmuş olsa bile artık Usui Reiki diye bir şey kalmaz Bir enerji sistemine inisiye olmak, daha önce inisiye olunan enerji sistemini devre dışı bırakır. Ister öğrenci ister master olsun, kişi En son hangi enerjiye uyumlanmışsa sadece o enerjiye sahiptir. Çünkü en son olarak macera kanalına o enerji aktive edilmiştir. Insan içine her şeyin koyulabileceği boş bir çuval değildir. Her türlü enerjiye negatif mi pozitif mi diye düşünmeden inisiye olmak hiçbir şekilde gelişim adına değildir.

 

Gürsel Aktan: Ama insanlar gelişimlerine katkı olsun niyetiyle bu enerjilerden faydalanmak istiyorlarsa?

 

İsmail Bülbül: Eğer amaç gelişim ise Usui Reiki buna yeter de artar bile. Usui Reiki, kaldırabileceği hızda kişiyi eğitir ve geliştirir. Reiki kimseye zorlanacağı ve şok olacağı bir bilgi vermez. 3 kişi hazır olduğunda. gözü de açılır, enerjide yüksek frekanslara da ulaşır. 3. gözü Açmak için yada yüksek frekansta enerji ye sahip olmak için yeni bir sözde Reiki’ye uyumlanmanın faydadan çok zararı vardır.
Bunun yanında, bir de bunlardan bazıları “sert bir enerji” diye iyi bir meziyetmiş gibi tanımlanıyor. Reiki’nin doğasında sertlik yoktur, yumuşak ve insanı farkında olmadan geliştiren evrensel, İlahi bir enerjidir Reiki. Nasıl olur da sert bir enerji İlahi olur? Örneğin Ra – Sheeba enerjisinin içeriğini araştırdığınızda Firavun’a sunulan enerji olduğunu okursunuz. Tarih ve Kültürler boyu zalimlikle simgelenen Firavun enerjisinin pozitifliği hakkında şüpheye düşmemek mümkün mü?
Evrende negatif anlamda bir sürü enerji vardır ama İlahi enerji tekdir. Insan ise değerlidir, Kutsaldır. Ve insan sağlığı maceracılığın deneme tahtası değildir. Farklı enerji sistemlerine inisiye olmayı isteyen insanlar da, bu enerji sistemlerini kişilere inisiye eden Masterlar da bunun sorumluluğu içinde davranmalıdırlar.

 

Gürsel Aktan: verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler hocam.

İsmail Bülbül: Rica ederim.

 

 

Usui Reiki EKOLÜNDE 17. SON IŞIK Asama GRANDMASTER ÖĞRETMEN İSMAİL BÜLBÜL İLE Usui Reiki ve İNİSEYELER HAKKINDA YAPILAN SÖYLEŞİ …

LN: Hocam, günümüzde, Reiki’den yarar gördüğünü söyleyenler kadar zarar gördüğünü ifade edenler de var. Evrensel Şifa adı verilen bu enerjinin zarar vermesi gibi bir durum nasıl söz konusu olabiliyor?

İsmail Bülbül: Reiki İlahi kanaldan gelen bir Nur’dur. Dolayısı ile İlahi kaynaktan gelen bu İlahi Nur’un kişiye zarar vermesi söz konusu değildir. Ancak günümüzde inisiye adı ile yapılan fakat gerçekte inisiyeyi dahi almamış olan sözde Master Teacherlar vardır. Bunların yaptıkları sözde inisiyelerin hiçbir Gerçekliği olmadığı gibi kendileri dahi doğru dürüst uyumlanmış sayılmazlar. Bunu nerden anlıyoruz? Bunu, bize gelen yüzlerce mailde yazılanlardan anlıyoruz. Bize şöyle şikayetler geliyor: “Hocam sizin anlattığınız fiziksel, ruhsal ve duygusal gelişim bizde hiç olmadı. Biz Reiki1, Reiki2, Reiki3a veya 3b’deyiz. Kendimizde hiçbir gelişme hissetmediğimiz gibi, ya ya ya da duygusal olarak dengemizi de kaybetmiş durumdayız, ne olur bize yardım edin ruhsal fiziksel. “Gibi bir çok Mailler, telefonlar almaktayız.

Günümüzde onu isteyen Yüksek Öğretmen ünvanına kavuşabilir. Ama bu o kişinin doğru inisiye yaptığı anlamına gelmez. Eğer böyle olsaydı bu şikayetler bize gelmez, insanlar zihinsel, fiziksel, ruhsal gelişimler sağlarlardı. Hele hele telefondan 5 dakikada, seminerlerde 10 dakikada yapılan inisiyeler Sakıncalı olduğu kadar çok da zararlıdır. Çünkü kişinin aura kanallarını açmadan yapılacak herhangi bir inisiyenin geçerliliği olmadığı kadar inisiye yapılan kişiyi denge kaybına da uğratır. 5 dakika, 10 dakika gibi bir sürede de ne o kişinin aura kanalları açılır ne de o kişiye inisiye yapılır. Aura kanallarını açma () işlemi, bizim Işık aşamaya ait çok güçlü semboller kullanmamıza rağmen en az 20 dakikamızı almaktadır temizleme.
Işte böylesi yapılan sözde inisiyeler insanı fiziksel ve duygusal denge kaybına uğrattığı gibi ruhsal olarak da çok tehlikeli boyutlara vardırır.

 

LN Fiziksel, duygusal ve ruhsal dengenin kaybı nasıl anlaşılır, bunu açıklayabilir misiniz?

İ.B: İnisiye yapmak üzüm bağında çubuğa Çekirdeksiz üzüm aşılamaya benzer. Eğer bu yapılan aşı tutmazsa Çekirdeksiz üzüm elde etmek de mümkün olmaz. Bu somut bir şeydir, onun için bu örneği veriyorum. Yapılan Usui Reiki inisiyesi ise soyut bir kavram olduğu için gözle görülmez, bununla birlikte insan bunu kendi içinde yaşar.

Insanın, ayakta dururken dengeyi sağlayamaması, yürürken ruhunu kendisinden bir adım önce gidiyormuş gibi hissetmesi ve elinden sağ ya da sol elinden enerji akmadığını hissetmesi, zaman zaman başını çok ağırlaşmış gibi hissetmesi gibi durumlar insanın fiziksel dengesinin kaybolduğunun işaretleridir.
Duygusal olarak denge kaybının Göstergeleri ise, birden ağlayıp hemen ardından gülmesi veya aglarken gülmeye başlaması; coşkulu, neşeli iken birden bunalıma sürüklenmesi; sinir, asabiyet gibi olumsuz duyguların kiside yoğun olarak yaşanmasıdır.

Bunlardan en önemlisi ise kiside yanlış inisiye sonucu Oluşan ruhsal denge kaybıdır. Kişinin çeşitli negatif varlıklar yada enerjilerin etkilerine maruz kaldığını düşünüp korkular yaşaması, kişinin vizyonlarında kendisine çeşitli misyonlar verildiğine inanması; kin, nefret, haset, FESAT, Kıskançlık duygularının artması; yalan, dedikodu gibi olumsuz negatif olgulardan zevk Alması, ego, benlik, bencillik savaşına girmesi gibi durumlardır.

LN: Peki hocam nasıl olur da yanlış yapılan bir inisiye sonucu bu gibi durumlar ortaya çıkar?

İ.B: Daha önce de belirttiğim gibi çubuğa yapılan aşı misali yapılan inisiye Yarım Yamalak yapılırsa, kişinin macera kanallarına zarar verdiği gibi çakraları da zarar görür. Ya da ana çakraların bazıları açılır bazıları tıkanık kalır. Bu da insanı fiziksel, duygusal, ruhsal denge kaybına götürür.

LN: Reiki deyince, bunu evrensel sevgi enerjisi olarak da tanımlıyoruz. Buna rağmen bazı masterlar ve öğrencilerinin gruplaşma oluşturduklarını, birbirlerini eleştirdiklerini, işi ego savaşına çevirdiklerini görüyoruz. Bu durum evrensel sevgi enerjisi denilen Reiki ile yada sizin söyleminiz olan İlahi Nur ile çelişki arz etmiyor mu?

İ.B: Doğrusu bu duruma ben de şaşırmıyor değilim. Avrupa’daki masterlar böyle değiller. Birbirleri ile fikir alışverişi yaptıkları gibi birbirlerine öğrenci dahi yollarlar. Bilmedikleri bir şey olduğu zaman bundan asla utanmaz, çekinmeden bir diğer ana arkadaşına danışabilirler. Birlikte iş yapanlar da azımsanmayacak kadar çoktur.

LN: Hocam biraz önce yanlış inisiyelerin verdiği zararlardan bahsettiniz. Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?

İ.B: Buna bir açıklama getirilmesini ruhum çoktan arzu ediyordu zaten. Şöyle ki: Günümüzdebaşka başka isimler altında, arkasına da Reiki ibaresi eklenerek bir çok enerji türü ortaya çıkmıştır. Tabi bunlarla birlikte bir takım semboller de uydurulmuştur. Bazı sözde Masterlar uyumlama yaparken yanlış sembollerle yaptıkları gibi mantralarını da yanlış telaffuz etmektedirler. Nerdeyse her şey birbirine karışmış, deyim yerinde İse çorba halini almıştır. Bilmediğimiz Sembolleri de Usui Reiki Sembolleri gibi uyulmama yapan masterlar, önceden de bahsettiğimiz gibi insanın dengesini bozup o insana bilmeyerek zarar vermektedirler Usui Reiki geleneksel aşamalarına ait sadece 4 sembol mevcut iken, hiç adını duymadığımız, ne olduğunu.

Usui Reiki yalın ve yumuşak bir enerjidir. Sembolleri doğru çizildiğinde, mantraları yanlış telaffuz edilmediğinde aşının çubuğa tuttugu gibi tutacak ve mutlaka sonuç elde edilecektir. Maalesef Şimdiye kadar Türkiye’de tanıdığım bazı masterların öğrencilerinin hiç biri ne Sembolleri doğru çizebiliyor ne de mantralarıı doğru telaffuz edebiliyorlar. Bu durum da gösteriyor ki ne masterları doğru biliyor ne de öğrencilerine doğru bir şekilde aktarabiliyorlar. Şunu üzülerek söylüyorum ki bu hata zincirleme devam edip gidiyor.

 

Usui Reiki’ye ait semboller bir kapının kilidi gibidirler. Bu sembollere ait mantralar ise kapıyı açacak anahtar görevi yaparlar. Eğer siz kilidi kapıya yanlış monte eder, yanlış anahtarla da o kapıyı açmaya uğraşırsanız o kapı size asla açılmayacaktır.

 

LN: Bazı Reikiciler çizilen sembollerin yada soylenen mantraların değişik çizilip değişik söylenmesinin fark etmediğini, önemli olanın ise niyet olduğunu söylemekteler. Bu sizce ne kadar doğrudur?

İ.B: Asla bu söylemler doğru değildir. Kaldı ki Reiki bir din veya bir inanç sistemi değil sadece bir felsefedir. Onu Felsefenin de kendine ait Öğretileri olur. Niyet ise inanç ve dinlerdedir. Dolayısı ile Reiki’nİn de kendine ait teknikleri vardır. Bu teknikler doğru yapılmadıkça ondan bir sonuç almak da mümkün değildir.

LN: Hocam, günümüzde iki masterın aynı anda bir kişiye uzaktan inisiye yaptığını duyuyoruz, hatta Reiki 1. aşamada iken uzağa Reiki yollanabilineceğini bile iddia edenler var. Bu konuda ne söyleyeceksiniz.

İ.B: Daha önce de Söylediğim gibi Reiki bir felsefedir. Bunun da kendine ait Öğretileri ve yöntemleri vardır. Iki kişinin aynı anda bir kişiyi uyulmamasını Ben sizden duyuyorum. Bu duruma şaşırmadım da değil İnanın. Buna neden gerek duyulduğunu da anlamış değilim doğrusu.

Reiki 1. aşamada Bilindiği gibi sembol yoktur. Reiki 2 ‘ye geçen öğrenci sembollere sahip olur. Bu sembollerden biri ise köprü ve İletişim sembolüdür. Bu sembol olmaksızın uzağa, geçmişe, geleceğe Reiki yollanmaz.

LN: Hocam sizin toplu inisiyelere karşı olduğunuzu biliyoruz. Oysa burada yapılan inisiyeler genellikle böyle oluyor. Uzun uzun Reiki’nin tanımı, yararları gibi genel bilgiler anlatılıyor fakat inisiyeye gelince 5’er dakika gibi bir süre ayrılıyor. Bu konuda ne söyleyeceğinizi merak ediyoruz.

İ.B: Günümüz internet çağıdır. Dünyanın bu kadar yakınlaştığı, onun Bilginin insana bir tık kadar uzak olduğu bu zamanda uzun uzun Reiki’nin tarihçesi, Reiki’nin yararlarını anlatmaya bence hiç gerek yoktur istenilen. Kişi bunları internete girip çeşitli Reiki sitelerinden hemen öğrenebilir. Keşke buna ayrılan zamanı inisiyeleri 5’er değil de 20’şer dakika yapsalar da insanlar doğru inisiye olmuş olsalar. Ki bundan bile şüphem yok değildir, bence önce kendileri doğru inisiye olmalılar. 5’er dakika gibi kısa sürede inisiye yaptığını zannedenler benim nazarımda asla yöneticisi olamazlar. Ben Geleneksel Aşama usta öğretmen iken Reiki1 inisiyesine 4 ayrı gün, 45’er dakika olmak üzere 4 ayrı seans düzenliyordum.

L.N Hocam, bu konuşmamızdan önce www.healinghousee.com adlı sitenizdeki etkinlik takvimine baktım. Orada sizin de Reiki inisiyeleri için seminer düzenleyeceğiniz yazıyordu. Yukarda toplu yapılan inisiyelere karşı olduğunuzu söylediniz. Peki sizce bu bir çelişki değil mi?

İ.B: Eğer doğru ise biz BAKTINIZ Reiki 1, Reiki 2 ve Reiki 3a için 2’şer Tam Gün Seminer yapıyoruz. Ve bu Seminerleri 20’şer kişi ile de sınırlıyoruz. Tüm öğrenciler bireysel olarak inisiye edilmekte ve Öğrencilere en az yarım saat uyumlama süresi ayrılmaktadır. Toplu yapılan, ders adı altında anlatılan inisiyeyi çok kısa tutan seminerlere karşı olduğum doğrudur. Zaten Reiki Tarihçesi adı altında anlatılan bir çok şey efsaneden ibaret olup gerçekle uzaktan yakından alakasi yoktur.

L.N: Bununla neyi kastediyorsunuz?

 

İ.B: Mesela, Reiki tarihçesi anlatılırken Doktor Usui’nin bir dağa çıktığı, orda 21 gün oruç tuttugu bunun sonucunda da bu ışığa kavuştuğu anlatılır. Bu doğru değildir. Reiki insanlık var oldu Olalı var olan İlahi Nefha’nın İlahi Kaynağa açıldığı yoldur. Hz. Musa’nın asasını yılana çeviren, Hz. İsa’nın ölüleri dirilttiği, Hz. Muhammed’in elindeki taşlara Kelime-i Tevhid’i söyleten Nur işte bu Nur’dur. Bunun adı çeşitli felsefelerde çeşitli isimlerle anılır. Bizim Tasavvufumuzda da Nefes olarak adlandırılır.

Zamanla, eski masterların yeni masterlar yetiştirmemesi sebebi ile ortadan kaybolan bu Nur’u yıllar süren Araştırmaları sonucu Doktor Usui tekrar ortaya çıkarmıştır. Doktor Usui’nin bunun tekrar ortaya çıkması için ne bir dağa çıkmaya ne de 21 gün oruç tutmaya ihtiyacı vardı. Böylesi efsanevi Anlatımlar sonucu bir çok enerji türü ortaya çıkmış arkasına da Reiki ibaresi konulmuş, ya ise bunun bir rüya sonucu ya da bir vizyon sonucu olduğu iddia edilmiştir. Böylesi yalan yanlş efsanevi Anlatımlar Reiki’ye çok zarar vermiştir.

L.N: Son olarak şunu da sormak istiyorum. Buradaki ana olduklarını söyleyen, inisiye yapan, öğrenci eğiten kişiler, Grandmasterlık (Büyük Üstad) ve Grandmaster Teacherlık (Büyük Üstat Öğretmen) gibi bir aşamanın olmadıgını söylüyorlar. Kendilerinin Büyükusta olduğunu söyleyenler de var ki bunu da Şuna dayanarak söylüyorlar: Grandmasterlık Edinilen tecrübeler sonucu bir aşamaymış, Grandmasterlığa inisiye olunamazmış.Bu konu hakkında ne söyleyeceksiniz?

İ.B: Tabi ki buna şaşırmamam mümkün değil. Nasıl olur da Usui Reiki Master Teacher’ı olunur ve Büyük Üstad, Büyük Üstad Öğretmen aşamasından haberdar olunamaz. Daha önce de Bahsettiğim gibi bu bir felsefedir ve bu Felsefenin de belirli aşamaları vardır. 4. aşamaya kadar olan Aşamalar geleneksel aşamalardır. 4 ‘ten sonra 5 8 ise Büyükusta Öğretmen aşamalarıdır ve Büyükusta 6, 7 ve.

 

Bunlar ise tecrübeler sonucu değil, inisiye olunarak alınan, çok güçlü Sembolleri olan aşamalardır. Avrupa’da benim tanıdığım 20 yıldır da usta olan bir çok kişi var. Bunların hiç biri böyle bir iddiada bulunmadıkları gibi bu aşamaların olduğunu da zaten bilirler. Maalesef ülkemizde bilinmeyeni öğrenmek yerine yok saymak, bileni ise karalamak adet haline gelmiştir. Bu aşamaları almak kolay değildir. Bin kişi uyumlama şartı olan, bunun sonunda da bir sınavdan geçerek elde edilen bu seviye nasıl olur da küçümsenir anlamakta zorluk çekiyorum.

LN: verdiğiniz aydınlatıcı bilgiler için çok teşekkürler hocam.

İ.B: Ben teşekkür ederim.